Msn adresiniz kötü niyetli kişiler tarafından çalındığında boynunuzu büküp yeni msn adresinizle yolumuza devam etmeye gerek yok. Çalınan msn adresinizi tamamen yasal ve microsoft aracılığı ile geri almak istermisiniz? işte msn adresinizi geri alabilmeniz için yapmanız gerekenler.

İlk önce “https://support.microsoft.com/contactus/emailcontact.aspx?scid=sw;en;1310&ws=1prcen” adresine girin. Tüm sorular İngilizcedir. Tabi cevaplarda İngilizce olmak zorunda. Bu yüzden İngilizce bilmiyorsanız, bilen birinden mutlaka yardım alın. Gene bu adımda önemli bir nokta, “Product or Service” seçeneğinde mutlaka “Microsoft Password Network” seçeneğini seçin.  Ayrıca en aşağıda bulunan “E-mail adres” kısmına çalınan Messenger mailinizi değil, Microsoft ile haberleşmede kullanacağınız farklı bir mail adresi girin. Genelde 3 veya 4 gün içinde cevap gelir.

Gelen e-mail da ise çaldırdığınız Messenger hesabı ile ilgili 16 soru olacak. Bu soruları eksiksiz cevaplayıp, mailin geldiği adrese geri atmalısınız. Eğer verdiğiniz bilgiler doğru ise gene birkaç gün içerisinde Messenger şifrenizi ve gizli sorunuzu değiştirebileceğiniz bir link size bildirilecek. Oradaki adımları izleyerek, yeni şifrenizi ve gizli sorunuzu oluşturup, çaldırdığınız Messenger hesabınıza girebilirsiniz.

16 soru ve açıklaması:

1.  Your Windows Live ID (Çalınan hesabınızın e-mail adresi)
2.  Your first name and your last name  (Adınız ve Soyadınız)
3.  Your date of birth (month/date/year)  (Doğum Tarihiniz)
4.  Your country  (Ülkeniz)
5.  Your state (if applicable) (Yaşadığınız şehir)
6.  Your postal code  (Posta kodunuz)
7.  Your IP address List the IP addresses from each computer that you use to access your  account. To determine your IP address, visit the following Web site: http://www.whatismyip.com
The numbers that appear at the top of this Web page is your IP address.  (Kullandığınız IP adresi)
8.  The answer to your secret question (Hesabınız çalınmanda önceki gizli sorunuzun cevabı)
9.  The “alternate e-mail address” that is on file for the account  (Hesabınız çalınmadan önce verdiyseniz alternatif e-mail adresi)
10.  Your Internet service provider.  An ISP is a company that provides an end user with a connection to the Internet and other similar services, such as e-mail. Examples include MSNIA, EarthLink, and Comcast.  (Biliyorsanız servis sağlayıcınızın adını girin. Ev kullanıcıları için genelde Türk Telekom’dur. İş yerleri ise farklı sağlayıcılar kullanabiliyor.)
11.  The last date and time when you successfully signed in  (Messenger’ınıza en son girdiğiniz saat ve tarih.)
12.  The names of any folders that you created in addition to the default folders (Mail adresinizde varsa yarattığınız klasör isimleri)
13.  Names of contacts in your address book (please include the e-mail address) (Mail hesabınızda ekli kişilerin Adı, soyadı ve mail adresleri. Tabi herkesi hatırlamanız mümkün değil. Ne kadar çok yazarsanız o kadar iyi.)
14.  Subjects of any old mail that is in your Inbox or mail folders  (Son gelen maillerinizin konuları. Ne kadar çok yazarsanız o kadar iyi.)
15.  Names of contacts on your contact list  (please include the e-mail address)( Messenger listenizde ekli kişilerin mail adresleri. Biliyorsanız kişilerin adı ve soyadlarını da ekleyebilirsiniz.)
16.  Your Windows Live Messenger nickname (display name) (Messenger’da en son kullandığınız takma isminiz.)

.

kaynak: http://www.hurriyet.com.tr
.

.

Uzun zamandır nvidia chipsetli ekran kartı modellerinin hangi ati chipsetli ekran kartı modellerine karşılık geldiğini merak ediyordum. Bir karşılaştırma tablosu arıyordum. Tom’s Hardware sitesinde bir karşılaştırma tablosu yayımlamışlar. işte karşılaştırma tablosu:

.

.

kaynak:  http://www.tomshardware.com/reviews/radeon-geforce-graphics,2086-7.html
.

.

Boş DVD aldığımızda her seferinde aklımıza en çok takılan soru “DVD-R ve DVD+R arasındaki fark nedir?” . Her defasında sorup da bir türlü tatmin edici cevap alamadık bu soruya. işte cevabı burada… Neymiş bu DVD-R ve DVD+R arasındaki fark?

.

‘+’ ve ‘-’ formatlarını destekleyen iki cephe var. DVD Forum ve DVD+RW Alliance. İki tarafın da kendi standartları var. ‘-’ formatını DVD Forum öne sürüyor. Forum üyeleri ise şöyle: Hitachi, Matsushita, Mitsubishi, Pioneer, Philips, Sony,Thomson, Time Warner Inc. Toshiba ve Victor.

DVD+RW Alliance ise ‘+’ formatını destekliyor. Bu grubu oluşturanlar ise şöyle; Dell, HP, Mitsubishi, Philips, Ricoh, Sony, Thomson ve Yamaha. Siteleri burada.

‘-’ ve ‘+’ formatlarını karşılaştırdığımızda DVD-R ve DVD+R arasında çok fark olmadığını görüyoruz. ‘-’ formatı ilk format olması sebebiyle daha yaygın ve DVD okuyucular ile daha uyumlu, o nedenle biraz daha avantajlı.

RW tarafında ise durum biraz daha farklı. DVD+RW formatı DVD-RW’dan daha üstün. DVD yazıcılar +RW DVD’lere biraz daha hızlı yazabiliyor. Bunun yanında video kaydetmek için de ‘lossless link’ yani kayıpsız bağlantı teknolojisine sahip. Bu teknoloji sayesinde arka arkaya farklı kayıtlar yaptığınızda iki kayıt arasında hiç kayıp olmuyor. Yani birinin bittiği yerden hemen diğeri başlıyor. Bir önemli detay da ‘-’ formatında RW yazarken finalize etme zorunluluğu varken ‘+’ RW formatında böyle bir zorunluluk yok. Yani ‘-’ formatında yazma işlemi bitince başka bir şey yazmak mümkün değil. Ama’+’ da mümkün. Bu da kuşkusuz önemli bir fark.

Gelelim işin sizi ilgilendiren kısmına. Hangi formatı seçeceksiniz?

Cevabı çok basit. İki formatı da destekleyen bir yazıcı alıp rahatınıza bakacaksınız. Zaten tek format DVD yazıcılar çok fazla değil ve fiyatları da dual olanlara göre çok ucuz sayılmaz. Bunun yanında DVD-R ile DVD+R o kadar benzer ki, basit bir firmware güncellemesiyle örneğin sadece ‘+’ destekleyen bir sürücüyü ‘-’ de destekler hale getirebiliyorsunuz.

Özetlersek dual format destekli bir yazıcı aldığınızda format seçmeye, hangisi daha iyi diye düşünmeye gerek kalmıyor. Bir kere yazılabilir DVD medya olarak DVD-R, yeniden yazılabilir medya olarak ise DVD+RW aldığınızda problem çözülmüş oluyor. DVD-R ”+’ formatına göre çok net bir şekilde yaygınlık avantajına sahip. Ancak piyasadaki nerdeyse her DVD oynatıcı da ‘- ve +’ formatlarını destekliyor.

Sonuç olarak tercih sizin :)

.

kaynak: www.maxipaket.com

.

2008 Ocak ayının başlarında açtığım seyir defterime düzenlemeydi, tasarımdı, öğrenmeydi, araştırmaydı derken ilk yazım 31 Ocak 2008 tarihinde geldi.

ve işte blog serüvenim…

31 Ocak - ilk yazı – blog nedir? niye benim de blogum var?
ilk yazımda blog kelimesinin ne demek olduğunu ve neden bir blog açtığımı açıkladım. blog kelimesi yerine seyir defteri’ni kullanacağımdan bahsettim. ve seyir defterime bir başlangıç yaptım.

yavaş yavaş alışmaya çalışıyordum. daha işin çok başındaydım ve koskoca şubat ayına bir yazı sığdırmıştım.

asıl başlangıcı mart ayında yaptım. 20 adet yazı yayınlamıştım mart ayında.

10 MartTürkiye’nin Hatıra Defteri
Çok beğendiğim belgeselin tanıtımını yaptım ve her hafta yayınlandıkça herkes izleyebilsin diye linklerini verdim. hala güncelliyorum. şu an linkler aktif durumda. isteyen herkes indirip izleyebilir.

**20 Mart **- EA Sports’tan UEFA Euro 2008
20 Mart’ta yayınlamış olduğum Euro 2008 oyunu hakkındaki haberden sonra seyir defterime google aracılığıyla çok fazla kişi gelmeye başladı. daha fazla ziyaretçi gelmesi beni ateşlemişti.

yazı yazma hevesim nisan ayında da devam etti. 18 yazı da nisan ayına sığdırmıştım. konser takvimi fikrim seyir defterime olan ilgiyi arttırmıştı.

1 Nisan – : Murat Yılmazyıldırım, Adsız Özlem ve Kral TV
1 Nisanda yayınlamış olduğum bu yazımda başıma gelen ufak bir olaydan bahsetmiştim. hala daha bu yazım google’dan ziyaretçi çekiyor.

2 NisanNisan 2008 Konser Takvimi
nisan ayında benim dinlediğim ve müzisyen olarak isimlendirdiğim kişilerin konser tarihlerini araştırdım ve liste halinde yazdım. Bu yazıdan sonra adeta ziyaretçi patlaması yaşandı.

13 NisanSanalKurs E-Dergi – Sayı 3
SanalKurs dergisinin 3. sayısında hazırlamış olduğum “Yeni Albümler” yazısı yer almıştı. Yeni çıkan albümleri tanıtmıştım.

21 Nisan2008 Blog Ödülleri – Oylama Başladı
Blog Ödülleri yarışması başlamıştı. daha yeni olduğum için bu yarışmaya katılamamıştım ama oy kullanmıştım. bu yazımda hangi kategoride kimlere oy verdiğimi açıkladım.

26 NisanPinhani – Zaman Beklemez (Yeni Albüm)
Pinhani’nin Zaman Beklemez isimli albümü çıkmıştı ve hemen haberini yayınladım. google’ da en üst sıradaydım ve cnnturk benden bu yazımı resmen çaldı ve benim dilime düştüler :D

29 NisanMayıs 2008 Konser Takvimi
2. konser takvimini de hazırlamıştım. seyir defterim ziyaretçi açısından çok iyi gidiyordu. günlük ortalama 1000 ziyaretçiye ulaşmıştım artık.

Mayıs ayını da iyi geçirdim sayılır. ama yazılarda biraz düşme yaşandı. 14 yazı yayımlamıştım bu ay.

1 MayısKopyala-Yapıştır-Sahiplen
dedim ya benim dilime düşmeye görsünler. cnnturk’ün pinhani-zaman beklemez isimli yazımı nasıl çaldığını ve nasıl anladığımı yazdım. ve diğer çalma olaylarından bahsettim.

5 MayısWordPress Sürüm Yükseltme (Güncelleme)
Wordpress’in yeni sürümü çıkmıştı. ben de ilk defa güncelleme yaptım ve nasıl yapıldığını yazdım.

6 MayısDailymotion – Youtube’ a Alternatif
Youtube kapalıydı ve herkes gibi ben de alternatif arayışındaydım. Dailymotion çok iyi bir alternatifti, bahsetmeden geçemedim.

11 Mayıs2008 Blog Ödülleri – Kazananlar Açıklandı
2008 Blog Ödülleri yarışmasında kazananlar açıklanmıştı. yarışma internet ortamında çok tartışılmıştı. eleştirilerin sınırı çoktan aşılmıştı hem yarışmayı eleştirenler tarafından hem de yarışma ile ilgilenenler tarafından…

**13 Mayıs **- Murat Çelik – Aşkın Elif Hali (Yeni Albüm)
uzun zamandır beklediğim albümünü Murat Abi kendi websitesinden ücretsiz olarak yayınlamıştı. şarkılar konserlerde dinlediğimden biraz daha farklıydı. Murat Abi’ye yakışan çok güzel bir albüm.

24 MayısBir yarım akıllı, bir yarım deli …
Eurovision şarkı yarışmasına “Deli” şarkısıyla Mor ve Ötesi katılıyordu. sevdiğim bir gruptan sevdiğim bir şarkı… hakkında bir şeyler söylemeden geçemedim. Biraz taş da attım tabi önceki eurovision şarkılarımıza…

Haziran ayında çok az yayımladım. sadece 4 tane. Havalar ısınmıştı, okul da bitmişti. Fazla rahatlamıştım anlaşılan…

1 HaziranHaziran 2008 Konser Takvimi
yaz gelmişti artık, konserler artmaya başlamıştı.. ohh dedim okulda bitti, baktım kimlerin konseri var.. kimlerin yokmuş ki..

17 Haziran – doğum günümdü bugün. hiç bahsetmedim, belki bi gün bahsedilmeye değer bi doğum günüm olur diye.

18 HaziranFirefox 3.0 – Daha hızlı, daha güvenli ve daha özelleştirelebilir
Vazgeçemediğim tarayıcım Firefox’un yeni sürümü çıkmıştı. Explorer’ın haddi çoktan bildirilmişti, bu da kapak olmuştu adeta :)

Temmuz ayında da rehavet devam ediyordu. 6 tane yazı yayınlayabilmiştim.

15 TemmuzFifa 2009 Çıkış Tarihi ve Ekran Görüntüleri
Ne yazıymış böyle. akın akın ziyaretçi sardı seyir defterimi. o zamanlar fifa 2009 çok konuşuluyordu. özellikle ne zaman çıkacak diye. EA sports sürekli ekran görüntülerini yayınlıyordu. Çok aranılan bu konuda bulunan bir sayfası olmuştu.,

17 Temmuzİnternet Seyrüsefer – ilgimi çekenler
pek yazı yazamıyordum ama blogları ve websitelerini takip edebiliyordum. dedim bari ilgimi çeken haberleri bir başlık altında toplayayım.

Ağustos ayında da 8 yazı yayımlayabildim. Artış vardı ama yetersizdi. daha fazla yazmam gerekiyordu ama sanki mecalim yoktu.

3 AğustosAlternatif Video Siteleri
nereye el atsam kuruyordu. youtube’tan sonra dailymotion da kapanmıştı. alternatif olabilecek video sitelerini tanıttım. Artık metacafe favorim dedim. kapanmasını bekliyordum ama bak hala kapanmadı :)

30 AğustosFilm Arşiv Katalog Programı: DivxTürk
Türk yapımı ve %100 Türkçe olan bu program çok hoşuma gitmişti. Arşivimi listelemem için çok güzel bir programdı ama arşiv uzayıp gidince uğraşamadım.

Ve Eylül ayı gelmişti. Seyir Defterimin yeniden doğuşuydu 1 Eylül. Her şeyiyle tamamen değişmişti. Farklı bir bakış açısıyla yayına devam edecekti. Ve artık bana ait özel yazılar da yer alacaktı.

1 EylülFarklı bir “Hakkımda” bölümü…
görünümle, içerikle başlayan değişime değişik bir hakkımda bölümü ile devam etmek istedim. Beni ben değil beni tanıyanlar veya “tanıdığını zannedenler” tanıtsın istedim. birkaç arkadaşa bir şeyler yazmalarını söyledim sadece bir kişi yazdı  (Gürcan’a çook teşekkürler) diğerleri ise yazarız dediler hala bekliyorum :) sonra söylemenin de gereksiz olduğunu anladım. Eğer seyir defterimi takip ediyorlarsa yazsınlar diye düşündüm. hala kimse yazmadı. birer cümle bekliyordum, yarım sayfa anlatacaklarını zaten düşünmedim. Hakkımda bölümü hala farklılığını koruyor, çünkü hala boş. Bilmem hiç bu kadar boş bir hakkımda bölümü gördünüz mü? :) :) “Gürcan” da olmasa …

Ve bana özel yazılarıma başlamıştım artık… Belki birileri benim kaybettiklerimi bulabilir ya da bulduklarımı paylaşabilirim umuduyla…

Bittiğine Dair Yeni Bir Başlangıç
Mutluluğun Mızıkçısı
Bir Gece Masalından…
Çıkmaz Sokak Yalnızlığı
Bir Hayalin Yansıdığı O Yüz

3 EylülGoogle Chrome – google’un yeni internet tarayıcısı
Google da nihayet bir tarayıcı çıkarmıştı. her işe el atan ve en iyi şekilde yapan google iyice karışan tarayıcı dünyasına da el atmıştı. Google Chrome iyi bir başlangıçtı…

6 EylülAimp 2: Winamp’ın yerini alacak mı?
yıllardır vazgeçemediğim ama son zamanlarda yavaş açılmasından ve sürekli güncelleme uyarıları çıkarmasından gına geldiğim winamp benim için artık tarih olmuştu. Aimp çoktan winamp’ın yerine almıştı bende.

20 EylülReklam İzle Para Kazan – Reklammatik
Bence çok iyi bir fikirdi. zaten çoğu kişi bu reklamları video sitelerinden izliyordu. izlerken para da kazanmayı kim istemezdi ki? Çoğu kez bu tarz sitelere üye olup hiçbir şey kazanamadığım ve kazanamayacağımı bildiğim halde reklammatik’e de üye oldum. bir çok alt üye edindim ama onlar da benim gibi üye olduktan sonra pek uğramıyorlardı. ki haklıydılar zaten. eğer bu sitenin tasarımı ve işleyişi düşündüğüm gibi olsaydı ilk defa bir şeyler kazanıyor olurdum. Ama yine de yolu yarıladım :) 46 alt üye ve 20000 küsür puan…

Ekim ayında yazı sayım yine azaldı. Eylül’de yayımladığım 17 yazıya karşın Ekim’de ancak 6 yazı yayımlayabilmiştim.

yazılarıma ekim ayında da devam ettim.
Bazen zaman silinir; geçmiş, gelecek ve bugün birmiş gibi görünür.
Nereye Kadar…

**8 Ekim **- İnternetten Mühendis olabilirsiniz !
okuduğum okul olan sakarya üniversitesi internet ve bilgisayar alanında zaten çoğu üniversiteden çok ilerideydi. Bunu bir adım daha ileri götürdü ve karşınızda uzaktan mühendislik eğitim…

Kasım ayında yine az yazı yayımlamıştım. ama yazılarıma devam ettim..

Her Gün Bugün – Zamansız Bir Hayal
Bir Düş, Bir Mutluluk Fotoğrafı…
İki Yüzlü Bir Hikaye

Aralık ayına gelindiğinde yazılar iyice azalıyordu. 4 yazı yayımlamıştım ancak…

Adalet – Hüzünlü bir hikaye…
Her Gün Bayram – Can Dündar’dan bayrama dair çok güzel bir yazı
Bir Başka İstanbul – 10000 fotoğrafın birleştirilmesiyle bir istanbul filmi
Ve bekleyecek bir şey kalmadığında… – beklemeyi öğrenmiştim artık…

.

Ve bir sene daha sona ermişti. Seyir Defterim 104 yazı ile 1 yaşına girmişti. Bakalım 2009 yılında neler olacak? Bakalım bu yazıyı okuyabilen çıkacak mı? Okuyanlar görüşlerini yazarsa çok sevinirim…

.

Emrah Yumuk

.

Geçen sene Ocak ayında başlayan blog maceramda 1 yılı doldurdum. Seyir Defterim artık 1 yaşında…

ilk yazımı ancak 31 Ocak’ta yazabilmiştim. O yazımda blog ne demek ve neden benim blogum var sorularına cevap aramıştım. Blog yerine Seyir Defterim diyeceğimden bahsetmiştim. Ve başladım yazmaya. Gel zaman git zaman derken 1 yılda 104 konu açmıştım.

İlgi alanım çok fazla olduğu için çok fazla farklı konuda yazı yazacaktım, haber ekleyecektim. müzik, sinema, edebiyat, bilgisayar, elektronik, teknoloji, internet, oyun vs… Aslında belirli konulara yoğunlaşamamak biraz da eksiklik sayılabilirdi.

Öncelikle kaynak belirtmek seyir defterimin en önemli kurallarından biriydi. Bir yazıyı nerden aldıysam veya yazarken yararlandıysam yazının altında belirttim, link verdim.

Çok blog gezdim dolaştım. Örnek bloglardan ne yapılması gerektiğini öğrendim, diğerlerinden ne yapılmaması gerektiğini… Yapılması gerekenlerin hepsini yapabildim diye sorduğumda… hayır, henüz değil. Öncelikle daha çok yazı yazmam gerekiyordu ve daha az kopyala-yapıştır.

Ve tarih1 Eylül’ü gösterdiğinde seyir defterim için artık her şey farklı olacaktı. Yeni bir başlangıçtı. O gün farklı bir seyir defteri çıktı ortaya. Tam zamanında tam da istediğim gibi bir temayla yeniden koyuldum yola.

Bu değişimi şu sözlerle dile getirmiştim o zaman;

“1 Eylül 2008′ den sonra rotasını değiştirmiş bir gemidir burası.
Ve başka denizlere açılmıştır artık bu gemi.
Aganta Burina Burinata…”

Ve sloganı değişmişti artık. “Üç dünyamın kesiştiği nokta… gerçek, sanal ve hayal…” Temayla bütünleşmişti her şey… Temadaki eskimiş defter görüntüsü geçmişimi, yani gerçeği; rengarenk çiçekler hayal dünyamı ve seyir defterimi internet ortamında yazmam da sanal dünyamı temsil ediyordu.

Her şey hazırdı değişim için. Her şey hazırdı yeni bir başlangıç için.

Artık kendi yazılarıma da yer vermeye başlamıştım. Daha az kopyala-yapıştır yapıyordum. Daha farklıydı seyir defterim…

Ve derken koskoca 2008 yılını geride bırakmıştık ve seyir defterim artık 1 yaşındaydı.

Birlikte nice senelere…

.

NOT:
normalde 1 Ocak’ta yazacağım bu yazıyı biraz gecikmeyle 6 ocak’ta yazdım. Sunucumun doğum günü hediye olsa gerek, yazdıktan hemen sonra göçtü. 2 gün websitem yayında değildi. Ve 2 gün sonra ancak 21 Aralık tarihine kadar olan yedekler kurtarılmış şekliyle websitem yayına devam etti. son yazdığım yazı hariç diğer yazıların yedekleri bende vardı, sadece “Seyir Defterim 1 Yaşında!!!” yazısı yoktu. 2 gün sonra bu yazıyı tekrar yazamadım, yine gecikti ve şimdi 12 Ocak’ta tekrar yazmaya başladım. Tam da Seyir Defterimin doğum gününü 6 Ocak olarak belirlemişken böyle bir aksilik oldu. Artık doğum günü 12 Ocak. :)

.